Toplumun geleneksel kalıpları ve "telli duvaklı" gelin olma anlatısı, çoğu zaman genç kadınların ve çocukların omuzlarına yüklenen ağır bir toplumsal sorumluluğu perdelemektedir. Görkemli düğün törenleri ve süslü geleneksel ritüellerin ardında, kadının kendi geleceğini tayin etme hakkının elinden alındığı bir gerçeklikle karşılaşmaktayız.
Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi, yalnızca eğitim haklarının ellerinden alınması anlamına gelmemekte; aynı zamanda onları ekonomik bağımsızlık, kişisel gelişim ve sağlıklı bir yaşam hakkından da mahrum bırakmaktadır. Telli duvaklı bir masal gibi sunulan bu durum, aslında bireysel potansiyelin ve toplumsal eşitliğin önündeki en büyük engellerden biridir.
Hayata Dokun Derneği olarak, kadın haklarının korunması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve çocuk yaştaki evliliklerin önüne geçilmesi amacıyla yürüttüğümüz farkındalık çalışmalarında eğitimin ve hukuki desteğin hayati önemini vurguluyoruz. Toplumun her kesiminde bu bilincin oluşturulması, daha adil ve eşit bir geleceğin inşası için şarttır.